ÇOCUK / ERGENLERDE DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
DEHB bir kişinin kendi yaş ve gelişim dönemine, cinsiyeti ve akranlarına göre dikkatini görev ve sorumluluklara vermede güçlük yaşaması veya çok hareketli, konuşkan, aceleci, dürtüsel olması durumudur. DEHB’de dikkat bozukluğu ve hiperaktivite (aşırı hareketlilik) / dürtüsellik olmak üzere iki temel sorun alanı vardır.
Okul öncesi çocuklarda ihmal bilişsel gelişimi olumsuz etkilemekte, dil gelişiminde gerilik, dikkat sorunları, sosyal ilişkilerde zorluk, öğrenme güçlüklerine yol açabilmektedir.
Dikkat Bozukluğu; kişinin yaşına, cinsiyetine, akranlarına, sosyal ve kültürel özelliklerine oranla, konsantre olmada güçlük çekmesi, unutkan olması, işerini organize etmekte zorluk yaşaması, bir işe konsantre olduktan sonra basit bir uyaranla çok kolay dikkatinin dağılması veya başka bir uyarana dikkatini verememesi (hiperfocus-patolojik aşırı odaklanma), dikkat-sabır gerektiren işlerden kaçınması ve sık sık dikkat hataları yapmasıdır.
Hiperaktivite/dürtüsellik; kişinin yaşına göre çok daha hareketli, aceleci, konuşkan olmasıdır. Çocuklarda sürekli bir yerlere tırmanma, motor takılmış gibi koşuşturma, sessizce oynayamama, sürekli söz kesme, araya girme, izinsiz konuşma, sırasını bekleyememe hiperaktivite ve dürtüselliği akla getirir.
DEHB tedavisinde en etkili tedaviler ilaç tedavileridir ve bunların devamlı uygulanması gerekmektedir. Türkiye’de çocuklarda DEHB sıklığı %7-13 arasında değişiyor olabilir.
Ergenlik Döneminde Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu
Zaman içinde belirtiler yaşa uygun olarak değişimler gösterir ve hareketliliğin azalmasıyla dikkat, içsel huzursuzluk, emosyonel problemler ve düzenleme, planlama sorunları ön plana çıkar. Bu dönemde depresyon gelişimi, davranış sorunlarında artışa nadir rastlanılmaz. Davranışların kontrol edilmesini sağlayan sistemlerin yetersiz görev alması ile belirgindir ve bu dürtüsel davranışların ortaya çıkmasına neden olur.
Çocukluğunda dikkat eksikliği tansı alanların yaklaşık %40-60’ında ergenlik döneminde de sorunlar değişerek devam eder. Bu bozukluğu olan gençler dikkatlerini uzun süre belirli bir konu üzerinde yoğunlaştıramaz, çabuk sıkılıp konudan konuya geçerler. Dürtüsellikleri nedeniyle, isteklerini ertelemekte güçlük çekip davranışlarının sonuçlarını düşünmeden hareketederler. Teknoloji bağımlılığı ergenlikte sorun yaratabilir (hiperfocus-aşırı odaklanma) Yerlerinde uzun süre oturamaz, sürekli hareket ederler. Çalışmaları dağınıktır ve özel eşyalarını sık sık kaybederler. Tüm bu özellikler ergenin okula uyumunu zorlaştırır ve normal zekâ düzeyine karşın öğrenme güçlüğü yaratarak ders başarısını önemli ölçüde düşürür. Ortaokul veya lise gibi yaşamın ana geçiş dönemlerinde ergenlerin olası bozukluk yönünden ilk kez değerlendirmeleri yaygındır.
Ayrıca ergenlikte görülmeye devam eden DEHB belirtileri; dağınıklık, unutkanlık, eşyalarını kaybetme, sakarlık, koordinasyon sorunları, aile-arkadaş ilişki sorunları, dürtüsellik, odaklanma-organizasyon bozukluğu, uzun vadeli plan yapmakta zorluklar, aynı anda birden fazla uğraşıp hiçbirini tamamlayamama, depresyon-kaygı-kaygı bozukluklarına-obsesif-kompülsif bulgulara yatkınlık, düşük özgüven, dikkat eksikliğinin devamı, hiperaktivitenin azalması (yerini içsel huzursuzluk veya oturduğu yerde kıpır kıpır olmaya, sinema-tiyatroda oturmakta zorlanmaya bırakabilir), dürtüselliğin devamı, riskli davranışlar (suç, madde, kaza, kendine zarar verme, alkol, sigara, intihar...) olarak sıralanabilir.
Ergenlikle birlikte fiziksel, duygusal ve zihinsel değişimler ortaya çıkar. Bu değişimler çocuk ile ebeveyn arasında çatışmalara neden olurken, tartışmalar artar, saygısızlık artar, otoriteye karşı isyankarlık başlar. Ergenler bir sürü yenilikle karşılaşır. Narsistik özellikler (benim başıma bir şey gelmez), artmış risk alma, azalmış zarardan kaçınma özellikleri, ani dürtüsellik, sonuçları düşünmeden hareket etme, korkusuzluk, bir gruba ait olma isteği, dışlanacağı korkusu, hayır diyememe gibi ergenlik özellikleri (DEHB’li ergenlerde bu özellikler daha sorunlu olabilir) riskli davranışlara, alkol-madde kullanımına, riskli cinsel ilişkilere, pervasız araba kullanmaya, kazalara, ölüme yol açabilir. DEHB’de bu riskli davranışlar daha sıktır, bu gelişimsel zorluklarla daha sıkıntılı ve olumsuz şekilde başa çıkmaya çalışırlar. Tipik ergenlikte görülen dürtü kontrolü ile dürtü sistemi arasında ve ödül-motivasyon-kontrol sistemindeki dengesizlikler DEHB’de daha fazladır, bu da riskli davranışlara yatkınlığı daha çok arttırır. DEHB artan bağımsız yaşama ihtiyacını desteklemek için gereken becerilerin gelişimini geciktirerek ve engelleyerek sosyal ve bireysel psikopatoloji gelişim riskini arttırır.
Ebeveynlerinden ayrılma, kendini tanımlama, kimlik oluşturma, arkadaşlarına uyum sağlama ihtiyacı ile birlikte akademik başarısızlıklar, kendini daha fazla riskli durumlara sokma, sigara, alkol, madde deneme, erken cinsel aktivite ergenlikte beklenen “aşırı davranışlar”ın bir kısmıdır. Öte yandan bir çok ergende ebeveynlerin etkisi kaybolurken kendi başlarına karar verme becerilerine katkıda bulunacak yeni baş etme stratejileri ve kendilerini güçlendirecek alanlar geliştirirler. Uzun vadeli düşünme becerileri ve anlık dürtüselliklerini kontrol edebilme becerileri gelişirken davranışlarını düzenlemeyi öğrenirler. Ancak DEHB tanılı bir ergen diğer ergenler ile aynı ihtiyaçlara sahip olmasına rağmen bu alanlarda zorluk yaşarlar ve geride kalır. DEHB’de ilişkili dürtü kontrol ve dikkat düzenleme alanındaki zaaflara ve açıklara bağlı semptomatik davranışlar, ergenin kendine zarar verici davranışlarda bulunma riskini arttırır.
DEHB’li ergen, çocuklukta yaşadığı DEHB semptomlarını yaşamaya devam eder. Daha fazla damgalanır, dışlanır. Ergenlikle başlayan sıkıntılarla da DEHB’si olmayan çocuklara göre daha zor başa çıkar. Dikkatlerini uzun süre toparlayamıyabilirler, yeterince düşünmeden karar akıp uygulamaya başlayabilirler, kolay öfkelenebilirler, kolaylıkla da pişman olabilirler, ani tepki gösterebilirler, bundan da suçluluk duyabilirler. Ebeveynler, okul ile olan çatışmalar daha şiddetli ve daha sık olabilir. DEHB tanısının getirdiği sıkıntılar ve davranışsal bozulmalar ergenin çevreden tepki görmesine neden olurken, bu dönemde kendi kimliğini oluşturmaya ve aileden ayrışmaya çalışan kendilik saygısında, kendilik algısında, özgüveninde ve geleceğe dair planlarında zedelenmeye neden olabilir. bununla ilişkili olarak ergenlik döneminde DEHB tanısına kendine zarar verme davranışları, intihar davranışı ve depresyon, kaygı bozukluğu eş tanılarının eşlik etmesine çok sık rastlanır.
Hiperaktivite ve dürtüselliğin önde geldiği tip ile birlikte davranım bozukluğu varlığı özellikle sosyal işlevselliği etkiler (kavga, suç, okuldan uzaklaştırılma..). Dikkat eksikliğinin önde geldiği tip ile birlikte sık görülen depresyon ve kaygı varsa akademik başarı ve özgüven daha fazla etkilenir. Kaçınma temelli davranışlar ve madde-alkol kullanarak kendi kendini yatıştırma, depresyon ve kaygı ile baş etme görülür. Madde ve alkol kullanımı ardından zaten dürtüsel olan DEHB tanılı ergenlerde, depresyon ve kaygının etkisi ile intihar girişimleri ve kendine zarar vermeye rastlanabir.
Çocukluk çağında DEHB ile birlikte davranış problemleri gösteren çocuklar, ergenlik döneminde sadece DEHB tanısı olan çocuklara göre çok daha fazla saldırganlık, fiziksel agresyon gösterirler.
DEHB’li ergenlerin depresyona girme riskleri çok daha yüksektir. DEHB’li ergenler 18 yaşına kadar diğer ergenlere göre depresyon tanısını dört kat daha fazla karşılarlar ve dört kat daha fazla intihar girişiminde bulunurlar.
Ergenlik döneminde DEHB günlük hayatı nasıl etkiler? En sık görülen sorunlar şunlardır:
- Zamanı iyi kullanamama,
- Öncelikleri belirleyememe,
- Dağınıklık,
- Düzensizlik
- Sakarlık, koordinasyon güçlükleri
- Uyku sorunları
- İştah sorunları
- Aile ve arkadaşlarla ilişki sorunları
- Yaşadıklarından sonuç çıkaramama
Ergenlikte DEHB’de belirtiler değişir mi?
Ergenlikte döneme özgü bazı ek sorunlar gündeme gelebilir:
- Okul başarısızlığının süreğenleşmesi
- Aile ve arkadaş ilişkilerinde bozulma
- Özgüven eksikliği
- Duygudurumda sıklıkla görülebilen değişkenlikler
- Yasal ya da tıbbi sorunlara yol açabilecek riskli davranışlar (Ör: madde kullanımı, rastgele cinsel ilişkiye girme, araba kazası, ergen gebeliği, suç işleme..)
- Kendine zarar verme
- İntihar girişimleri
DEHB’si olan kişilerin ergenliği en iyi şekilde geçirmelerindeki önemli faktörler;
- Erken müdahale
- Problemi ve problemin yarattığı sıkıntıları ergenin kendisinin anlaması ve kabül etmesi, ilaç uyumu
- Destekleyici aile
- Gelişimsel düzeyine uygun okul yükü
- Gerekiyorsa “Bilimsel Eğitim Programı”na katılım
- Uygun bir terapötik destek
- Hedef belirleyen ve görevlerin tamamlanmasına yönelik kılavuz çalışmaları
DEHB’li ergenlerde olumsuz sonuca götüren risk faktörleri;
- İlaç uyumunun az olması, ilaç kullanımının reddi
- Depresyon, anksiyete bozukluğu gibi bir ek tanının gelişmesi
- Okulda damgalanma
- Kendini damgalama
- Tanısını bahane olarak kullanma
- Geç kalınmış müdahale-tedavi
- Sınırda mental kapasite, özgül öğrenme güçlüğü eş tanısı
- Ebeveynde DEHB
- Kısır döngü halinde ilerleyen başarısızlık örüntüsü
- Akran zorbalığına maruz kalma, dışlanma-damgalanma nedeni ile riskli akran gruplarına kayma, kimlik sorunları, gelecek ile umutsuzluk, gelecek ile ilgili hayallerin olmaması, negatif kimlik geliştirme
- Okuldaki ciddi davranış sorunları, okuldan kaçma
- Evden kaçma
- Suç işleyen akranlar, suç işleme
- Madde kullanımı
- Yaşanan problemlerin DEHB’ye ilişkin davranışlar olarak görülmesinden ziyade ergenin karakterine atfedilerek, onun özgüveninin zarar görmesine neden olma
- Pes etme
- Düşük motivasyon
- Suçlayıcı aile ve okul ortamı
- Olumlu çabaların aile ve okulca görülmemesi
- Olumsuz aile ve özellikle olumsuz okul iklimi
- Psikopati, kallöz emosyonel olmayan, empatik olmayan kişilik özellikleri, başkalarının duygularını önemsememe, sadistik özellikler
- Depresyon, davranım bozukluğu gibi eştanıların tedavi edilmemesi
DEHB tanısı olan çocuklar normal gelişen yaşıtlarına göre daha fazla sınıfta kalma, sınıf tekrarı, ve düşük okul başarısı göstermektedirler. Bunlar ileriki dönemlerde toplumdan uzaklaşma, depresyon-kaygı-düşük özgüven gelişimi, disfori, distimi gelişimi kötü akran gruplarına kayma, kendini damgalama ve başkalarınca damgalanma, motivasyon kaybı, okuldan uzaklaşma, okul bağlılığının azalmasına yol açar tüm bunlar da agresyon, riskli davranışlar, suç işleme, kendine zarar verme, pervasız davranışlar, intihar girişimleri, antisosyal kişilik bozukluğuna sebebiyet verebilir.
DEHB’de TEDAVİ
DEHB tedavisinde aile danışmanlığı, okul müdahaleleri, psikososyal tedaviler önemli olsa da, nörogelişimsel ve nörobiyolojik kökenleri baskın bir bozukluk olduğundan psikofarmakolojik ilaç tedavileri sağaltımda daha ön plandadır. Ağır durumlarda ve/veya DEHB üzerine ek psikiyatrik bozulmalar bindiğinde birden fazla ilaç kullanımı da gerekebilir. Tedaviye ne kadar erken başlanılırsa gidişat da o kadar iyi olmaktadır. DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar bağımlılığa yatkınlığa yol açmazlar tam tersine yukarıda anlatıldığı üzere madde, alkol, sigara bağımlılığı riskini azaltırlar.
